Güncel HaberlerOkullarÖzel Okullar

Türkiye’de okullar arasındaki öğrenme ve imkan farkı yüksek

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların imkanlarının ve öğrenme farklarının azaltılması gerektiğini söyledi

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge’de eğitime ilişkin sorulara yanıt verdi.

Özel okulların keyfi davranma inisiyatifi yok

Bazı özel okulların haftanın 5 tam günü eğitim verdiğine ilişkin kamuoyundaki bilgileri değerlendiren Selçuk, “Hiçbir okulun böyle bir inisiyatifi yok. Bununla ilgili bize bazı şikayetler var. Bu bir soruşturma konusu. Bunlar, okulların kendilerinin alacağı kararlar değil. İl hıfzıssıhha kurullarının, valiliklerin, Milli Eğitim Bakanlığının genel şemsiyesi çerçevesinde alacakları karar. Kabine kurulunun da ön gördüğü şekilde bu böyle olacak. Bunu yapan okul varsa ki somut şikayetler var. Bugün orta Anadolu’da bir ilimizden böyle bir şey geldi ve valimiz bununla ilgili hemen tedbir aldı.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de okullar arasındaki öğrenme ve imkan farkı yüksek

Bakan Selçuk, “Özel okul ile devlet okulu arasında eşitsizlik var mı yok mu? Ya da varsa ortadan nasıl kaldırabilirsiniz?” şeklindeki soruya da “2023 eğitim vizyon dokümanında bizim söylediğimiz bir şey var. Türkiye’de okullar arasındaki öğrenme ve imkan farkı yüksek. Diyelim ki AB ortalamasına göre ciddi bir yükseklik var bizde. Yani birinde yüzde 10’ların altında, birinde yüzde 70’e yakın bir fark var. Bu fark kapanmadıkça sınav temelli bir sistem ortadan kalkmaz. Yani okulların imkanlarının ve öğrenme farklarının azaltılması lazım.” yanıtını verdi.

Bu kapsamda yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi veren Selçuk, şöyle devam etti:

“Alttakini ortaya çekerek bir baz oluşturma amacımız var. Baz oluşmadan kalite konuşulmaz. Önce baz oluşacak, ondan sonra kaliteden söz edeceğiz. Özel ve devlet okullarının farkı ya da devlet okullarının kendi arasındaki farkına baktığımızda, bu aslında genel sosyoekonomik durumundan farklı bir durum değil. Bu 10, 30, 50 sene önce de, salgın öncesinde de salgında da bu böyle. Küresel salgın eşitsizliğin azalmasına hizmet etti. Şundan dolayı, bir çocuk isterse gerçekten çok kaynak var. Çalışmak isterse… Burada şunu sormak lazım, mesela bilgisayarı olduğunu bildiğimiz, evinin ortamının belli standartların üzerinde olduğunu bildiğiniz ama ‘canım istemiyor’ diyerek derse katılmayan milyonlarca çocuk var. İmkan olduğu halde katılmayan çocuklarımız da var. İmkan bulamayanları geçen sene mart ayında ilk ben söyledim. ‘1,5 milyon çocuğumuzun yarısına yakınının televizyon, bilgisayar sorunu var’ dedim ki onların tamamını hallettik. Şu anda televizyon sorunu yok, bilgisayar sorunu olan kısmen hala var. 740 küsur bin, 25 GB internet de var. Bunu daha da artıracağız.”

“Özel okullarda KDV’nin yüzde 1’de devam etmesi yönünde çalışmalar sürüyor”

Bakan Selçuk, özel okullarda KDV’nin yüzde 1’e indirildiğini, bunun devam etmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü, Hazine ve Maliye Bakanlığı’yla görüştüklerini belirtti.

Bu süreçte özel okullardaki öğretmenlerin uzaktan eğitimle derslerine devam ettiklerini, açıldığında okula geldiklerini aktaran Selçuk, şu değerlendirmede bulundu:

“Bir özel okulun en büyük harcama kalemini maaş oluşturuyor. Dolayısıyla personel kısmı zaten devam ettiği için geriye kalan yemek, servis, okul forması gibi bir takım konular var. Özel okullar da bu konularda gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Şöyle bir şey olmuyor, ‘Uzaktan eğitim dönemine geçtik, sizin maaşınızı yarıya indirdim. Çünkü iade yapmam gerekiyor.’ bunu diyemez çünkü okulun sürdürülebilirliği de önemli. Birçok okulda KDV ve ücret iadesi konusunda hassasiyeti görüyoruz ama bazı okullarda da velilerimizin haklı şikayetleri var. Bu şikayetlerin kimi zaman dava konusu olabilecek kadar taşındığını da görüyoruz. Hukuksal olarak karşımıza ne çıkarsa bu hukuksal çerçeve içerisinde hareket ediyoruz. Bu tefe tüfenin ortalamasından kaynaklanan bir ücret artışını nispi olarak zaten gözetim altında tutuyoruz. Elbette enflasyonun artışına bağlı olarak da bazı farklılaşmalar var. Okul türüne göre de değişiyor. Bazı okullarda veliler bu konularla ilgili hiç talepte bulunmuyorlar ama bazı okullarda da çok talepte bulunuyorlar. Kurumlarımızın sürdürülebilirliği, öğrencilerimizin eğitiminin kaliteli şekilde devam etmesi gibi hassasiyetlerimiz de önemli. Özel okullar sistemin önemli, değerli kuruluşları. Onlar için de KDV ve diğer konularda neler yapılabileceğini gözetiyoruz.”

Bir öğrencinin televizyonda bütün derslerini dinleyebileceğini, uzaktan eğitim için televizyonun yeterli olduğunu dile getiren Selçuk, televizyondan dersleri takip etmenin her evde mümkün olmadığını, bu yüzden EBA TV’den derslerin 3 kere tekrarını verdiklerini, hafta sonu televizyonu ve EBA Destek Merkezi kurduklarını söyledi.

Selçuk, öğrencilerin evine en yakın EBA Destek Merkezi’ne gidebileceğini belirterek, “Bütün Türkiye’de ilçe düzeyinde 14 bin 800 civarında EBA Destek Merkezi var. Çocuk oraya gidiyor, ücretsiz internet var. Orası kütüphane gibi sessiz çalışmanın yapıldığı bir yer. Başka kaynaklar var, nöbetçi öğretmenler var. Hiçbir sorun yok. Sadece öğrencinin ya da velinin talep etmesi yeterli. Hiçbir kayıt olma yok, ‘Geldim.’ demesi yeterli. İlk önce 2 bin 500 EBA Destek Merkezi açtık. Sonra 5 bine çıkardık. Talep arttıkça sayıyı yükselttik. Talep var. Şimdi bunu 20 bine çıkarmaya çalışıyoruz. Bunlar okulların içinde ama dışında olan da var. Bazen muhtarlıklarda var.” diye konuştu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu