GenelGüncel HaberlerÖğretmenlerOkullarYazılar

Özel sektörde çalışan öğretmenler seslerini duyurmaya çalışıyor

"Öğretmenim değil, öğretmenlik yapıyorum" demek zorunda bırakılıyoruz.

Eğitim sistemindeki eşitsizlik yalnızca öğrenciler değil aynı zamanda öğretmenler nezdinde de yaşanıyor. Özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı sorunlar, pandemiyle birlikte katlanarak büyümeye başladı. Tam zamanlı çalışmalarına karşın KÇÖ (Kısa çalışma ödeneği) ya da nakdi ücret desteği ile çalışmaya zorlanan öğretmenler bir yana SGK primleri asgari ücret üzerinden yatırılan ya da hiç yatırılmayan çalışanlar itiraz etmeleri durumunda “işsiz” kalmakla kabullenmek arasında seçime zorlanıyorlar.

Mesleklerini “öğretmen” olarak yürütüyor olsalar da, yasal statüleri gereği  4857 sayılı iş kanunu ve 5510 sayılı sosyal sigortalar kanununa tabi olarak görev yapıyorlar. Ne yazık ki bu kanun çalışanların özlük haklarına yönelik bir madde bulundurmuyor. Ancak denetim ve cezai işlem uygulanacak olduğunda 657 devlet  kanununa tabiiler!

1997’de çıkan   sendika yasası ile memur statüsünde olmadıkları için dışarıda bırakılan özel sektör eğitim çalışanlarına ne yazık ki mevcut eğitim sendikaları da destek olmadılar ve konuyu  gözden kaçırmaya da devam ediyorlar. Oysaki eğitim sistemi öğrencisi, öğretmeniyle bir bütündür. Öğrenciler nezdinde özel okul /devlet okulu öğrencisi ayrımına nasıl karşı çıkılıyorsa, aynı tutum öğretmenler için de olmalı. Eğitim sendikaları öğretmenler için mücadele ederken , özel sektör öğretmenlerini görmezden gelmemeli.

Sorunlarıyla baş başa bırakılan özel sektör öğretmenleri bir süredir sosyal medya hesapları üzerinden  tartışıyorlar ve bir araya gelmenin yollarını arıyorlar.

Özel sektörde çalışan öğretmenler ekonomik koşullar kadar mesleki deformasyona da maruz kalıyorlar

Özel Sektör Öğretmenleri Dayanışması adına konuşan Eren Edebali “Mesleğimiz sorulduğunda, öğretmenim değil, öğretmenlik yapıyorum” demek zorunda bırakılıyoruz. Bu bir karakter aşınmasıdır.” diyor.

Özel Sektör Öğretmenleri Dayanışması/Sendika girişimi twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla da  yaşadıkları sorunlara dikkat çekmeye çalışıyorlar.

“İşsizliğin orta yerine bırakılıyor öğretmen. İşsizliğin doğal sonuçları ile karşılaşıyor. Yedek işçi/öğretmen ordusunun yerini alabileceğini bilerek hak etmediği çalışma koşullarına razı oluyor öğretmen. Çünkü işsiz kalmaktan iyidir diyor”

“Öğretmen. Kendi koşullarını değiştirmenin yolunu ve yöntemini aramanın ve bulmanın zamanında öğretmen. İşsizliğe karşı mücadele etmenin, kendi gücünü görmenin, bir karakter aşınması söz konusu ise üzerine gitmenin zamanı! Bugünde tarihin bir parçası öğretmen! Emek ile, yürek ile!”

Öte yandan yine sosyal medya üzerindeki gruplarda örgütlenen özel sektör öğretmenleri, özlük haklarını bilmek ve almak amacıyla Türkiye’nin her kentinden birleşerek dernek kurdular. Özel Sektör Öğretmenleri Birlikteliği Derneği (ÖSÖB-Der), öğretmenlerin özlük haklarının bilinmesini, korunmasını ve devlet tarafından güvence altına alınmasını amaçladıklarını söylüyor.

Uzun mesai saatleriyle asgari ücrete çalışıyoruz

ÖSÖB-Der Sosyal medya hesaplarından “Rehabilitasyon merkezlerinde çalışan öğretmen arkadaşlarımız hala yüz yüze eğitime devam etmektedirler. Bir çok öğretmenimiz asgari ücret civarında maaşlar ile çalıştırılıp, uzun süreli mesailer ile insan üstü bir efor gerektiren çalışma saatlerine zorlanmaktadır. Süreli sözleşmeler, öğretmenlerimizin kıdem ve ihbar tazminatı ve iş güvencesi gibi temel haklarını riske atmaktadır. Bu durum; çalışan öğretmenlerimizin iş yerlerinde baskıya maruz kalmasına , sözleşme dışında ücretsiz ek mesailere zorlanmasına ve öğretmenlik dışında farklı görevler yapmak zorunda bırakılmasına sebep olmaktadır.” şeklinde açıklamalarla sorunlarını dile getirmeye çalışıyorlar. ” ifadelerine yer veriyorlar.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu