Güncel HaberlerOkullar

Eğitim Sen Ankara Şubelerinden yüz yüze eğitim açıklaması

Okullar, gerekli önlemler alındıktan sonra açılmalıdır

Dün yapılan Kabine Toplantısı sonrasında, yüz yüze eğitime ilişkin yapılan açıklamalar sonrasında eğitimciler ve eğitim sendikalarından tepkiler gelmeye başladı.

Eğitim Sen Ankara Şubeleri adına Ankara’da  bir basın açıklaması yapan, 2 Nolu şube başkanı Hüseyin Köklü,  önlemler alınmadan okulların açılmasını doğru bulmadıklarını belirtti.

“Aylardır yüz yüze eğitim için alınmayan önlemler okulların açılmasına saatler kala mı alınacak? Milyonlarca eğitim emekçisini ve öğrenciyi ilgilendiren kararlar MEB tarafından saat: 22.15 ’de açıklandı ve büyük bir karmaşa da başlamış oldu.” diyen Köklü, ” Eğitim emekçilerinin aşılanması tamamlanmadan yüz yüze eğitime başlanmaması gerektiği bilim insanları ve sendikamız tarafından sürekli olarak ifade edilse de, eğitim emekçilerinin dün akşam “e-nabız” da karşılaştığı mesaj “aşılamada öncelikli grupta değilsiniz” ifadelerinde bulundu.

Yüz yüze eğitim vazgeçilmezdir ancak, alınan  kararları anlamamız mümkün değil

Başkan Hüseyin Köklü, “Biz, eğitim emekçileri salgının başından bu yana yüz yüze eğitimin öğrencilerimiz için vazgeçilmez olduğunu ifade etmeye çalıştık. Ancak burada asıl sorun okulları açılması değil, okulların hangi koşullarda açılacağı ve yüz yüze eğitimin nasıl devamlı hale getirileceğidir. Okullarda yüz yüze eğitimin başlayabilmesi için gerekli adımları atmadan yüz yüze eğitime geçiliyor görüntüsü vermek sadece salgınla mücadelede başarılı olduğu algısı yaratma kaygısındandır. Piyasacı bir bakışa teslim olmuş MEB, yapılması zorunlu hazırlıkları da maliyet hesabına indirgediği için bugün okullardaki koşullar Mart-2020’den farklı değildir ve bu koşullarda yüz yüze eğitime başlanmasının yaratacağı çeşitli sorunlar olduğu da açıktır.” diyen Köklü, “Açıklanan kararları anlamamız ve kabul etmemiz mümkün değildir. Eğitimle ilgili dün açıklanan kararlar son dakikada kabine toplantısında alınmış olamaz. MEB’in süreci bu kadar alandan kopuk yürütmesini anlamak mümkün değil. Eğitim yöneticileri, eğitimciler ve öğrenciler önceden bilgilendirilmeliydi ve bu kararlar ortaklaşarak alınmalıydı. Şu an tüm ülkede milyonlarca öğretmen ve öğrenci yarın ne olacağını çözmeye çalışıyor.” dedi.

Normale dönme koşullarını henüz göremiyoruz

“Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan test sayıları düşerken yeni vaka sayısı 6000’lerden 9000’lere çıktı. Aşılama oranımız ve hızımız ise çok düşük. Mutant virüs vakaları giderek artıyor. Eski “normale” dönme koşullarını göremiyoruz.” Açıklaması kaygılanmakta ne kadar haklı olduğumuzu göstermektedir.

Yeni vaka sayısı 10 bine yaklaştı ve okullar kimi illerde tamamen açılıyor. Eğitim emekçileri aşılanmadan, gerekli önlemler alınmadan, seyreltme ile ilgili hazırlıklar tamamlanmadan yüz yüze eğitime geçilmesi doğru değildir. Açıklanan kararların akşamdan sabaha uygulanma koşulu yoktur. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin sağlıklarını koruyacak şekilde yüz yüze eğitimle ilgili usul ve esaslar belirlenmelidir. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerimizin sağlık hakları önceliğimizdir.

Köklü, basın mensuplarına seslenerek, şöyle devam etti:

Biz eğitim emekçileri olarak bundan sonraki süreçte;

1-Okullarımızda salgında eğitime başlayabilmek için alınan önlemleri, öğrencilerimiz ve eğitim emekçilerinin sağlığı için inceleyerek, gerekli önlemler alınmamışsa bunu bir tutanakla kayıt altına alarak,

2- Aşı olamadığını ve bu koşullarda yüz yüze eğitime başladığını, oluşabilecek salgına bağlı sağlık sorunlardan kararı alan kamu yöneticilerinin sorumlu olduğunu ve bu nedenle acilen aşılamanın yapılmasına dair çalıştığı kuruma dilekçe ile başvurarak,

3- Sağlık riski oluşursa veya alınan önlemler ile koruyucu malzeme temininde eksiklik yaşanırsa, sendikamızın 31 Ağustos 2020 tarihinde aldığı karara istinaden, durumu okul yönetimine yazı ile bildirip, sorun giderilene kadar çalışmaktan kaçınma hakkımızı kullanarak,

4- Öğrencilerimizin eğitim ve sağlık haklarının korunması için süreci yakından takip ederek, yüz yüze eğitime gelemeyen öğrencilerin eşitsizlik yaşamaması için sınavların iptal edilmesi talebimizi yüksek sesle ifade ederek,

5- Alınan karardan etkilenen eğitim emekçileri ve öğrencileri karar alma süreçlerine dahil etmeyen MEB’in bu tutumunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bundan sonrada aynı durumun oluşmaması ve yaşanan sorunların çözümü için tepkimizi göstererek mücadeleye devam edeceğiz.

1 milyonun üzerinde eğitim emekçisi, 18 milyon öğrenci olarak MEB’den acil bir açıklama, sorularımıza yanıt ve belirsizliklerin netleştirilmesini bekliyoruz.

Kamuoyuna Saygıyla Sunarız

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu